28 Şubat Yıldönümü Yaklaşırken Çalınan Doktorluğum, Yaklaşan Referandum ve Karışık Olan Kafalara Dair

0
2738

Post Modern olarak tanımlanan ve icra edenler tarafından bin yıl süreceği iddia edilen 28 Şubat yıldönümü yaklaşmaktadır. Gerçekten özellikle muhafazakâr ve mütedeyyin kesim için yıkıcı sonuçlar, mağduriyetler, psikolojik travmalar oluşturan bir dönemdi 28 Şubat.

Halkın oyları ile seçilmiş hükümet vesayetçi askeri sivil bürokratlar ve onlarla işbirliği yapan sermaye tarafından türlü hile ve desiselerle zorla hükümetten uzaklaştırıldı. 28 Şubat’tan önce muhafazakâr kesime yönelen baskılar, üretilen yalanlar o tarihten sonra pik yaptı. Ve adeta buldozer gibi bu kesimin üzerinden geçti.

Ama “hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” derler. Yani insanoğlu çabuk unutur olanları, dönemin zorla indirilen başbakanı rahmetli Erbakan’ın kaderin garip bir cilvesi olarak aynı günlere denk gelen vefatı olmasa çoğumuz sanki yaşamamışız gibi çoktan unutmuşuz o 28 Şubat’ın zorlu günlerini.

Gerçi bin yıl sürecek şekilde hesap yapanlar hesapların üstündeki hesabı göremedi ve 6 yıl sonra başlayan günümüze kadar devam edecek devrimi göremezdi elbette. Lakin sonucu hayırlı başlangıçlara vesile olsa da unutulacak türden bir dönem değildi 28 Şubat antidemokratik darbesi.

28 Şubat muhafazakar mütedeyyin olan hemen herkese dokundu, hafızalarında izler bıraktı. Aşağıda bu dönemde zarar gören ve şimdi oluşan saflarla ilgili kendi mahallesinden birilerine içi acıyarak yazan bir okurun mektubunu paylaşmak ve önümüzdeki referandumla kurduğu ilişkiyi size aktarmak istiyorum.

Merhaba Sayın Kurt,

“Herkesin 28 Şubat özelinde bir hatırası vardır özellikle İslami kesimin; destekleyenler, brifing alanlar, brifing verenler, tehdit edilenler-edenler, memuriyetlerinden atılanlar, içeride ömür tükettirilenler, aynen 15 temmuzda olduğu gibi İslamcı!! kılıf giydirilip seçilmiş hükümeti alaşağı etmeye çalışan kökü içerde ve dışarda İslamcı!! yapılar, başörtüleri için ikna odalarına girmekten vazgeçenler, doğu bölgesinde zalimlere yem edilen müslümanlar, yargı üzerinden tek bir İslamcı!!! yapı haricinde tüm İslami yapılara yapılan kumpaslar, doğu halklarının ümmet-insanlık kardeşliği içerisinde çözümlenecek sorunlarının İslam dışı unsurlara tevdi edilmesi ve benim konumu ilgilendiren özelde imam hatip liseleri genelde yetiştirilmiş elman ihtiyaçlarını karşılayan tüm meslek liselerinin önünün kesilmesi 28 Şubatçıların marifetlerinden sadece birkaçıdır.

Doktor olmamı istememişti o zamanın kudretlileri! Oysaki fen puanlarım tıp için yeterli idi, ama kader bu ya aradan geçen 7 yıl sonra yine izin vermedi yine bu defa farklı türden kudretliler ve ancak 17 yıl sonra nasip oldu “doktorluk”, ama bu defa hekim dışı olarak. Olsun buna da şükür, şükür demiş iken yeni bir sistem oylaması için siz hala ders verme derdinde misiniz ey benim güzel muhafazakâr ve dindar mahallem? Yâda siz ey!  başörtülülerin kamuda çalışmasını basite alıp bunun anayasal dayanak haline getirilmesini talep edemeyecek kadar nemelazımcımısınız, sistem değişikliği aşılınca ki süreçte. Sahi siz muhafazakâr ve dindar mahallenin hayırcı ve kararsızları emin misiniz? Sahi sizler için parlamenter sistem ne idi?

Muhafazakâr veya dindar partilere sürekli olarak destek vermemizi sağlayan ama her daim oluşturulan koalisyonlarla askeri darbeleri zorunlu!  Ah pardon meşru! kılan demoklesin kılıcı olan parlamenter sistem. Ah parlamenter sistem ah; milletinden hemen hemen hiç haberdar olmayan vekil adaylarının parti başkanlarının milletvekili listelerine girmek için verdikleri maddi ve manevi katkılar (yanlış anlamayın sadece seçilme sıralaması için!) verdikleri ve seçilirlerse bu maddi ve manevi karşılıkları 4 ya da 5 yıl sonra ki seçime kadar kazanmalarını sağlayan sistem.

Çok mu uzun oldu! Hadi ama içinizde saklı tuttuğunuz ya da oradan buradan bildiğiniz şeyler bunlar abartmayın. Çokta şahane sisteme sahip misiniz? Hoş yeni sistemi anlatacak kimsede yok ya (vekilleri gören var mı?) oda ayrı bir konu. Örneğin yeni sistemin geçmesi halinde tüm kamu kurum yöneticilerinin her personeli görevden atma ve alma yetkisine sahip olacağını düşünenler ya da öyle düşünmelerini sağladıkları “hayır” cıların “hayır” argümanları var. Sahi siz “evet” çiler, “evet” için ikna edecek argümanlarınız var mı?, Bin yıl sürecek 28 Şubatın 10 yılda bitirilmiş olması bile tek başına yetmez mi evet için. Yapılan ekonomik hamleler, sağlık, eğitim, ulaşım alanında cumhuriyetin bütün dönemi ile denk icraatlar, ilaç kuyruklarındaki beklemeler, ölümler, fakirlik, sefaletin sonra erdirilmiş olması yetmez mi tek başına evet demek için. Hayırcıların çarpıtmalarına inanıp, ipleri ile kuyuya inmemiz ne kadar doğru ey hayıra yakın duran muhafazakarlar, dün bu hayır cephesi değil miydi sizi iktidardan eden, bakmayın bugün anma törenlerinize katılıp elinizden plaketler aldıklarına bugün siz iktidarda olsaydınız emin olun aynı ithamlar size yönelirdi zamanında rahmetli Erbakan’ a yöneldiği gibi. Bir kez daha düşünün yeniden dirilmek, için vesayet odakları ve destekçilerini ilelebet susturmak için bir kez daha düşünün, zaman “bir ders verelim de aklı başına gelsin reisin” zamanı değil. Kişisel kurumsal hesaplarımızı erteleyelim şimdilik. Asıl olan dönüşüme odaklanalım”.

Takdir okurun mahallesi ile aynı gemide yer alan siz değerli okurlarımındır.

CEVAP VER