CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN DİYARBAKIR MİTİNGİNDEN ÖNE ÇIKANLAR, BÖLGEDEKİ DURUM ve BEKLENTİLER

0
2922

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’NIN DİYARBAKIR MİTİNGİNDEN ÖNE ÇIKANLAR, BÖLGEDEKİ DURUM ve BEKLENTİLER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 24 Haziran seçimleri için bugün Diyarbakır mitingini gerçekleştirdi.

İstasyon meydanında her zamanki yerden farklı bir alana kurulan miting platformu sayesinde kitle alana daha derli toplu yerleşmişti.

İlk gözlem kitlenin önceki mitinglerden hayli fazla görünmesiydi.

Diyarbakır’daki sıcak hava ve Ramazan ayına rağmen Erdoğan’ın mitingi adeta Diyarbakır’da bir gövde gösterisine dönüştü.

Seçime yaklaşık 20 gün kala Diyarbakırlılara hitap eden Erdoğan önceki bir – iki mitingine oranla daha pozitif mesajlar verdi diyebilirim.

Diyarbakır’a yapılan hizmetler ve yeni müjdeler

Erdoğan önce Diyarbakır’da sağlık, eğitim, ulaşım, konut, sanayi, tarım, hayvancılık ve belediyecilik alanında yapılan hizmetleri ve bunlar için ne kadar para harcandığını bir bir sıraladı. Sur içi projesi kapsamında yapılanları anlattı.

Kırklar Dağına yapılan binaların nasıl temizliğinden, Dicle Vadisi Projesinden, Melik Ahmet Caddesi düzenlemesinden bahsetti.

Diyarbakır’a düşünülen yeni yatırımlar kapsamında hızlı tren ve eski stadyum yerine yapılacak millet bahçesi ve 1200 yataklı şehir hastanesi projesi müjdesini verdi.

“Seni sevdim Diyarbakır, Sana Bakınca Keyfim Gelir”

Ardından siyasi mesajlarını vermeye başladı. Önce HDP’ye ve adını anmak istemiyorum dediği Selahattin Demirtaş’a yüklendi. Ekim olaylarında Demirtaş’ı rolünden dolayı eleştirdi.

Terör örgütüyle, hendeklerle, tehditle, yağmayla, haraçla aramıza girmeye çalıştılar dedi. Devamında sahabe emaneti olan ve insanların abdestsiz girmekten imtina ettiği bu şehirde camileri yaktılar, Diyarbakır Belediyesinin önünde anaları ağlattılar. Sizleri tarihinizden, kültürünüzden, inancınızdan, geleneklerinizden kopartıp, marjinal örgütlerin kulu kölesi yapmaya çalışarak aramıza girmeye çalıştılar cümlelerini kullandı.

Diyarbakır Diyar-ı Huzur olsun istiyoruz”

Erdoğan konuşmasının devamında son kırk yıldır bölge ve Diyarbakır’ın ilk defa bu kadar huzurlu olduğunu, kimsenin artık Kürt olduğu için mağdur edilmediğini, kendisinin de mağduru olduğu ve hapse atıldığı devlet anlayışının bittiğini söyledi.

Kürt kardeşlerim de Türkiye’deki diğer bütün etnik unsurlar gibi haklara sahiptirler. Kürtler ve Kürtçe önünde hiçbir yasak yok tek yasak size baskı uygulayan örgütedir dedi.

Farklı siyasi talepler makul yollarla elbette olabilir. Ama bunun yolu efelenmek, kanunları çiğnemekle olmaz. Hiçbir devlet bu şekildeki taleplere izin vermez.

Beni adayınız olarak görün, bana ve Ak Partiye destek olun.

“Türkçe ne kadar değerliyse anadiliniz Kürtçe de o kadar kıymetlidir”

“Kimse Kürtlere devlet aramasın. Kürtlerin en büyük devleti Türkiye Cumhuriyeti’dir. Kürt yok demiyoruz. Biz Kürtlerin kendilerini sorun olarak gören anlayışına karşı Kürt Sorunu yok diyoruz.”

“Resmi dil Türkçe ne kadar değerliyse ana diliniz Kürtçe de o kadar kıymetlidir.” Size verilen özgürlükler geri alınamaz ananızın ak sütü gibi size helaldir.

Buluşmanın seçime olası etkileri

Erdoğan’ın mitinginin asıl önemi, verdiği mesajların seçime nasıl yansıyacağıdır. Miting Diyarbakır’da olunca Türkiye’nin asıl merak ettiği soru da bu olmaktadır.

Her seçimde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerinin oyları stratejik bir öneme sahip olduğu gibi bu seçimde de önemli hatta öncekilerden daha önemli, stratejik ve belirleyici olacaktır Kürt oyları.

Zira 24 Haziran 2018’de yeni hükümet sisteminin ilk cumhurbaşkanı ve meclisi seçilecek, seçilen başkan ve meclis belki de Türkiye’nin gelecek yüz yılının temellerini atacak, devletin yeni sisteme göre kuruluşunun örgütlenmesini gerçekleştirecektir. Vizyonunu belirleyecektir.

Bunun için ittifaklar kuruldu, stratejiler oluşturuldu, oluşturuluyor, planlar yapılıyor, yol haritaları çiziliyor iktidar için hedef ilk turda ipi göğüslemek, meclise çoğunluğu ele geçirmektir.

Muhalefetin amacı ise seçimi ikinci tura taşıyıp, Erdoğan karşısında bir aday etrafında konsolide olmak ve seçimi o turda kazanmaktır.

Türkiye’de kurulan iki ana ittifakta bölgede ağırlığı olan iki parti HDP ve Hüda-Par dâhil olmadı veya edilmedi.

HDP seçime kendi cumhurbaşkanı ve milletvekilleri adayları ile giriyor. Bölgede Kürt tandanslı diğer partilerde onu destekliyor.

Basına yansıdığı kadarı ile Hüda-Par da Ak Parti ve Saadet Partisi ile ittifak için bazı görüşmeler yapmış, sonuç alınamayınca HDP’ye teklif götürülmüş ancak buradan da olumsuz yanıt almıştır.

Ak Parti ve Saadet’in Hüda-Par ile neden seçim ittifakı içine girmediklerinin çeşitli sebepleri olabilir. Aynı gerekçeler HDP için de geçerlidir.

Ama iki partinin ittifaklar dışında kalmasının ülke ve bölge düzeyinde etkileri olmuştur. İki partinin ittifaklara dahil olmaları daha fazla seçmenle bütünleşmelerine, lokal ve spesifik siyasetten ulusal siyasete daha fazla katılmalarına zemin oluşturabilirdi.

Diğer yandan HDP’nin Hüda-Par’ın ittifak teklifini geri çevirmesi bölgede yıllardan beri iki kesim arasında var olan çekişmeli ortama sünger çekilmesine ve yeni bir başlangıç yapılmasına engel olmuştur.

Anlaşılan Hüda-Par’ın ittifak çağrısı HDP’nin sol ve seküler parti yönetimi ve zihniyetine takılmıştır. HDP bütün sol partilerle ve hatta 7 Haziran 2015 seçim gecesi Demirtaş’ın yaptığı açıklama ile MHP ile bile bir araya gelmeyi kabul ederken, İslamcı ve Kürt söyleme de sahip Hüda-Par’dan uzak durmayı tercih etmiştir.

Hüda-Par tüm ittifak denemelerinden eli boş dönünce Diyarbakır ve Batman dışında Türkiye’de parti olarak seçime gireceğini, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Erdoğan’ı destekleyeceğini deklere etti.

Millet Cephesini oluşturan (CHP, Saadet Partisi ve İyi Parti) partiler de güçlü adaylarla D.Bakır’da seçime girmektedir. Saadet Partisi Seyyit Haşim Haşimi’yi 1. sıraya koyarken, İyi Parti eski bakan Salim Ensarioğlu ile seçimde şans arıyor. Millet ittifakı tanıdık güçlü yüzlerle birden fazla milletvekilliğini hedeflemektedir.

Ak Parti’nin Diyarbakır mitingine yeniden dönecek olursak. Erdoğan’ın mitingde söyleyecekleri her zaman ki gibi merakla bekleniyordu.

Ayrıca adayların belli olması ve bazı kesimlerde rahatsızlık oluşturması mitinge katılımın nasıl olacağını da merak ettiriyordu.

Yukarıda da belirttiğim gibi katılım son birkaç mitinge göre oldukça fazla görünüyordu.

Nitekim Kanaat önderleri ile yapılan iftar yemeğinden sonra konuşan Erdoğan da bu duruma dikkat çekerek D. Bakır’da tarihi bir miting yaptıklarını söyledi.

Bu kalabalık Ak Parti’nin Diyarbakır’da 7 Haziran sonrasında bir yükselme trendi içinde olduğunu bir kez daha gösterdi. Ancak önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu artışa rağmen 7 Haziran 2015 seçiminde HDP’ye kaptırdığı seçmenin tamamını henüz geri getirebilmiş değildir.

1 Kasım 2015 seçiminde bir kısmını geri almış olsa da hala yaklaşık 10 puanlık kaybını ve bunun dışında % 15 kadar bir kararsız seçmeni geri getirme ihtimali ve potansiyeli bulunmaktadır.

Bugünkü miting mesajları bu geri dönüş için pozitif etki edecektir diye düşünüyorum.

Yani bugünkü mesajlar Erdoğan ve Ak Parti’nin oy oranını %30’un üzerine taşıyabilir. YÖRSAM olarak Mayıs’ın ilk haftasında D. Bakır, Ş. Urfa, Mardin ve Batman’da yaklaşık 1750 kişi ile yaptığımız seçim anketinde Ak Parti’nin dört ilde oy oranı artışı 1 Kasım’a göre birkaç puan yükselirken, HDP’de ise birkaç puanlık düşüş görünüyordu.

Diyarbakır’da ise Erdoğan ve Ak Parti için % 26 civarında bir oy oranı bulmuştuk. 1 Kasım’da bu oran % 22 idi. Anket bağlamında HDP’nin 1 Kasım’a göre oy kaybı Diyarbakır’da da göze çarpmaktaydı.

Sonuç olarak Erdoğan ve Ak Parti D. Bakır’da referandum, 2014 belediye seçimi ve cumhurbaşkanı seçimine yakın bir oy alabilir (%32-35 bandı) diye tahmin ediyorum. Bunun karşılığı 200 binin biraz üzerinde bir oy ve 4 milletvekiline denk düşebilir.

HDP açısından durum daha belirsizdir. Önceki seçimlerde görülen canlılık ve hareketlilik yok. Tabanda ve partide ciddi bir sessizlik göze çarpmaktadır. Ama unutmayalım ki resmi, gayri resmi iletişim ağı en güçlü partilerden biridir.

Görünürde bir hareketliliği olmasa da sosyal medyada yüz yüze iletişim ve erişimde hayli kuvvetlidir. Buna rağmen kritik bir eşikte olduğunu düşünüyorum. Barajı çok az bir oy oranı ile geçebilir veya aynı az oranla baraj altında kalabilir.

Burada CHP’li bir kısım seçmenin desteği ve batıdaki Kürt oyları belirleyici olacaktır. Bu durumda %9.5-10.5 gibi bir oy bandı tahmin ediyorum. Barajı geçmesi halinde D.Bakır’da 550 bin civarı bir oy ve 8 vekil elde edebilir. Millet ittifakının yaklaşık 45-50 bin civarı oy alabileceğini tahmin ediyorum. Bu oran HDP’nin barajı geçeceği bir seçimde ittifakın vekil çıkarmasına yetmeyebilir.

HDP’nin geçmemesi halinde 8-9 vekili Ak Parti, 2-3 vekili Millet İttifakı (45-50 bin alabilir) 1 CHP, 1 Saadet veya 1 İyi Parti ve bir vekili de Hüda-Par’ın desteklediği bağımsız aday alabilir. (Not D. Bakır’da 12 vekil seçiliyor).

Huzurlu, halka hizmeti önceleyen aday ve adayların seçileceği bir seçim olması dileği ile.

PAYLAŞ
Önceki İçerik24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ ANKETİ (5-13 MAYIS 2018 / 1744 KİŞİ İLE YÜZ YÜZE)
Sonraki İçerik24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ ÖNCESİ SON ANKET DİYARBAKIR-MARDİN-BATMAN (8-11 HAZİRAN 2018 / 1302 KİŞİ İLE YÜZ YÜZE)
Doç. Dr. Yılmaz DEMİRHAN
Doç. Dr. Yılmaz Demirhan, 1998’de İnönü Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. 1999’da Niğde Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi Bölümüne Araştırma Görevlisi oldu. 2003’te Yüksek Lisans ve 2011’de Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yönetim Bilimleri Anabilim Dalında yaptı. 2011’de Dicle Üniversitesine Yardımcı Doçent olarak geçti. 2015’te Doçent oldu. Halen Dicle Üniv. İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde görev yapmaktadır. Akademik ilgi alanları Kamu Yönetimi Teorisi, Kamu Yönetimi Örgütlenmesi, E-Devlet, Kamu Personel Yönetimi ve Yoksulluk gibi konulardan oluşmaktadır. 2016 - 2018 tarihleri arasında Yeni Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin başkanlığını yürüttü. 2018 Şubat ayından itibaren YÖRESEL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ (YÖRSAM)'nin başkanlığı görevini üstlenmiştir.

CEVAP VER