YORSAM Anketinin Satır Aralarını Okumak

0
1343

Merkezi Diyarbakır’da bulunan Yeni Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezinin 23- 30 Ocak arasında Güneydoğu’nun üç önemli merkezi olan Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’da yapmış olduğu gençlik anketi çarpıcı sonuçlar doğurmuştur.

Araştırmanın örneklemi böylesi bir anket için oldukça geniş tutulmuş ve üç ilden 400’er kişi olmak üzere 1200 kişi ile yapılmıştır. Bir gençlik anketi olduğu için 18-35 yaş arası ile sınırlı tutulmuştur. Katılımcıların %61,8’i Erkek iken %38,2’si kadındır. Ayrıca katılımcıların % 66’sı 18-24 yaş aralığında iken geri kalanı 25-30 yaş aralığındadır. Yani katılımcıların % 66’sı 25 yaşından küçüktür. Bu da gençliğin fikrini öğrenmek için oldukça önemli bir oran. Araştırmanın önemli bir özelliği de katılımcıların sadece % 6’sı okur yazar değil. Geri kalan % 94’lük kitle en az ilköğretim mezunudur. Ayrıca % 80 yakını en az lise mezunu ki bu da önemli bir özellik. Katılımcıların % 42,8’i halen öğrenci iken % 32,8’i bir işte çalışıyor fakat % 24,5’i işsiz durumundadır. Ayrıca % 78,8’i henüz bekardır.

Özetle söylemek gerekirse YORSAM yapmış olduğu bu anketle Güneydoğu’nun genç, bekar, okumuş ve potansiyel iş adayı olan bir kesimin nabzını tutmuştur.

7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde iktidar kanadı ve HDP arasında görüşülen ve bölge halkı tarafından da oldukça heyecan yaratan çözüm süreci son bulmuştu. İnsanlarda ciddi anlamda bir hayal kırıklığı yaşanmış ve bölge halkı bir an önce sürece geri dönülmesini beklerken seçimlerden sonra yürütülen hendek siyaseti ile iş içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı. Halk kendince HDP’ye çok güvenmiş ve 80 milletvekili ile meclise göndererek üzerine düşeni fazlasıyla yaptığı kanısındaydı. Fakat halkın verdiği bu destek hem HDP hem de Kandil nezdinde yanlış okundu. Desteğin halkın isyan için hazır olduğu şeklinde Kandile iletildiği dile getirildi. Oysa halk sorunun tamamen demokratik yollardan çözülmesini istemekte ve temsilci olarak da HDP’ye yetki vermişti fakat HDP kendisine verilen bu desteğin mahiyetini kavramadı ve halkın iradesine sahip çıkamadı. Sonuç itibariyle güneydoğunun önemli merkezleri sokak çatışmalarına sahne oldu ve halkın önemli bir kısmı göç etmek zorunda kaldı. Soğuk ve dondurucu kış günü evinden göç etmek durumunda kalan bu halk herkese ateş püskürür duruma gelmişti. Çatışma süreci devam ederken yenilenen seçimlerde HDP kısa süre içerisinde ciddi bir oy kaybı yaşayarak cezalandırılmış oldu. Güneydoğuda olaylar süredursun 15 Temmuz’da ülkede yaşanan askeri darbe girişimi ve sonrasında olağanüstü hal ilan edilmesi sorunun gündemin üst sıralarından düşmesine neden oldu. İşte bütün bu gelişmelerden sonra belediye başkanlarının çoğu görevden alınmış ve HDP genel başkanları tutuklu bir vaziyette iken halkın bir  referandum arifesinde ne düşündüğü oldukça önem arz etmektedir.

Ankette “hayatta kişiye değer katan en önemli özellik nedir?” sorusuna verilen cevap gençlerin olayları değerlendirirken kendileri için en önemli hususun ne olduğunun şifresini vermektedir. Gençlerin yaklaşık % 82’si sırasıyla aile, din ve eğitim cevapları vererek manevi değerleri ön planda tutmuştur. Bu şu anlama gelmektedir bu gençler için din önemlidir ve ailelerini her şeyin üstünde tutmaktadır. Ayrıca eğitimlerini önemsiyorlar. Yani Kandilin siyasi emellerinin çok uzağında bir gençlik profili mevcut.

Anketteki önemli diğer bir soru “yaşamınızdan memnun musunuz?”. Gençlerin % 36’sı memnun olmadığını dile getirmiştir. Bu oran Diyarbakır özelinde ise % 42,3 olmuştur. Siyasi olayların daha yoğun yaşandığı Diyarbakır’da oran daha yüksek çıkmaktadır. Memnun olanlar şaşırtıcı bir şekilde çoğunlukta ve gelecek açısından umut verse de memnun olmayanlar ihmal edilemeyecek bir orandadır. Soru “Türkiye’de yaşamaktan memnun musunuz?” diye sorulduğunda ise memnun olmayanların oranı % 41’e çıkmaktadır. Diyarbakır özelinde ise % 51,3 olmaktadır.  Bu oran gelecekteki politikalara yön verme bakımından dikkate alınması gereken önemli bir husustur.

“Sizce Türkiye’nin en önemli sorunu nedir diye sorulduğunda % 28,8 ile şaşırtıcı bir şekilde işsizlik cevabı verilmiştir. Fakat temel hak ve özgürlükler ve güvenlik sorunu beraber düşünüldüğünde oran % 37,1 ile ilk sırayı almaktadır. Yine bu oran Diyarbakır özelinde % 43,3’e çıkmakta, Mardin’de ise % 38,8 olmaktadır. Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki Diyarbakır’da ilk sırada temel hak ve özgürlükler sorunu yer almaktadır. İster işsizlik olsun, ister güvenlik istersen temel hak ve özgürlükler olsun bunlardan herhangi birini sorun olarak gören genç bir kitle geleceğe dair kendisini güvende hissetmiyor demektir. Zaten bir sonraki soruda “geleceğinize dair umutlu musunuz?” diye sorulduğunda % 39,1 umutlu olmadığını ifade etmiştir. Diyarbakır özelinde bu oran yine % 46’ya çıkmaktadır.

“Türkiye iyi yönetiliyor mu?” sorusuna % 52,6 olumsuz cevap vermiştir. Yine Diyarbakır özelinde bu oran % 62,3 olmaktadır. Mardin’de ise % 61,3 oranı çıkmaktadır. Ortalamayı yumuşatan her soruda genelde Şanlıurfa olmaktadır. Bu yüzden değerlendirme yaparken illere göre farklılığa dikkat edilmelidir. Çünkü Şanlıurfa’daki durum ile Diyarbakır ve Mardin hem halkın siyasi tercihi bakımından hem de huzur bakımından birbirinden önemli bir şekilde farklılaşmaktadır.

“İktidar mevcut sorunların üstesinden gelebilecek mi?” sorusu çok önemlidir. % 36,1 evet derken % 34,1 hayır demiştir. Yaklaşık % 30 ise fikrim yok demiştir. Kararsız olanlar çok ciddi bir çoğunluk oluşturmaktadır. Tahmin edilebileceği gibi güvenenlerin oranı Şanlıurfa’da en fazla Diyarbakır’da en az Mardin ise ortadadır.

Araştırmanın Türkiye’de gündem olmasına neden olan sorusu şüphesiz ki “size göre en güvenilir kurum?” sorusudur. Çünkü birinci sırada %30,4 ile cumhurbaşkanı yer almaktadır. Cumhurbaşkanının şahsı ve kişiliği Türkiye’de bir çok kişiye güven verdiği gibi Kürt gençlere de umut vermektedir. Ümit edilir ki Sayın Cumhurbaşkanı bu gençlerin geleceğine dair önceden olduğu gibi güzel girişimlerde bulunur. Soruya verilen cevaplar arasında ikinci sırada % 28,8 ile hiç kimse cevabı yer almaktadır. En az güven de yargı, ordu ve emniyete duyulmaktadır. Bu oranlar ciddi kaygı vericidir. Yani ortada ciddi anlamda sorunlarıyla ilgilenilmesi gereken bir kitle durmaktadır. Bu önemli kitleyi ihmal etmek ileride telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Bu arada sonucu Diyarbakır özelinde değerlendirmek gerekirse % 40 ile gençler hiç kimseye güvenmemektedir.

“İmkanınız olursa Türkiye dışında bir ülkede yaşamak ister misiniz diye sorulduğunda % 54,3 evet cevabı vermiştir. Bu oran Diyarbakır’da % 60, Mardin’de % 66 çıkmaktadır. Sonuç gerçekten Güneydoğu’daki gençler için kaygı verici boyuttadır.

Araştırma raporuna bakıldığında ilk etapta sonuçlar olumlu görülebilmektedir. Çünkü yukarıda anlatılan gelişmelerden ötürü kamuoyunda daha olumsuz bir beklenti oluşmuş durumdadır. Sonuçların beklenenden daha olumlu olması özellikle hükümet lehine sonuçlar göstermesinin en mantıklı izahı şu olmalıdır. Kürt sorununda bölge halkında ciddi anlamda bir paradigma değişikliği gerçekleşmiş durumdadır. Alan yazınında her ne kadar çözüm sürecinin Kürt sorununda paradigma değişikliği yarattığı tartışılsa da asıl etkiyi yaratan Suriye iç Savaşıdır. Kürt halkı araştırma sonucunun da ortaya koyduğu gibi ailesine ve değerler sistemine çok bağlıdır. Suriye iç savaşı ile halkın yaşadığı yıkımı bütün çıplaklığıyla gören halk bir sarsıntı geçirmiştir. Öyle ki önceliklerini değiştirmiştir. Eskiden bağımsız bir Kürdistan hayali kuran bir vatandaşa muhtemel sonuçları anlatmaya kalktığında anlamazdı ama şimdi herkes olayın bütün vahametini kavramış vaziyettedir. Devlet ve hükümet ileri gelenlerinin de bundan sonraki süreçte bu tabloyu göz önünde bulundurup olumsuz yanlarını yok etmek için çaba sarf edip geleceğe dair gençlerin umutlarını yeşertmeli ve onlara umut olmalıdır.

CEVAP VER